Manifesto

Herkesin baktığı yere,
biraz daha yakından.

Gündelik hayatın kenara itilmiş ayrıntıları, biten şeylerin bıraktığı nesneler ve sessiz sosyolojik sözleşmeler üzerine bir yayın.

"Göz ucuyla bakmak", çoğunlukla aceleyle, dikkat etmeden, kenardan geçip gitmek anlamına gelir. Ancak bu platform tam tersi bir merakın peşindedir: Herkesin göz ucuyla geçiştirdiği o önemsiz görünen ayrıntılara dik dik bakmak.

Neden Buradayız?

Bir sosyoloji mezunu olarak dünyayı kocaman istatistiklerden ya da devasa teorilerden önce; sokaktaki bir kaldırım taşında, metroda kulağına taktığı kulaklıkla kendi içine saklanan bir yabancının yüzünde ya da ayrılık sonrası masada sahipsiz kalan bir kupada görmeyi seçtim.

Büyük kırılmalar hayatımızda nadiren yaşanır. Oysa bizi biz yapan, bizi bir arada tutan ya da birbirimizden uzaklaştıran asıl şey; her gün farkında olmadan tekrarladığımız küçük jestler, suskunluklar ve nesnelerle kurduğumuz görünmez bağlardır.

"Biten şeylerin ardından yas tutulur, yokluğuna alışılır. Ama geride kalan o zamanı hatırlatan sahipsiz eşyalar ne olur? İşte Göz Ucu, o eşyaların gözünün içine bakma cesaretidir."

Yayın Rutini

Göz Ucu'nda her hafta bir yeni deneme yayınlanır. Akademik dili gündelik hayatın sıcaklığıyla, sosyolojik analizleri edebi bir duyarlılıkla buluşturan bu metinler; hızlıca tüketilen sosyal medya içeriğine inat sakin, yavaş ve düşündürücü bir alan açmayı hedefler.

İletişim & Düşünceleriniz

Yazılar üzerine fikirlerinizi paylaşmak, bir eşyanın hikayesini anlatmak veya sadece merhaba demek için dilediğiniz zaman yazabilirsiniz:

✉ merhaba@gozucublog.com.tr